Tag: teknosa

  • Toshiba mı? Bir daha asla!

    Merhabalar tekrar, blog serüvenimin ikinci yazısına hoş geldiniz.

    Şimdi ben bir blog yazarı, bir öğrenci ve bir web geliştiricisiyim değil mi?

    Evet. Ama ben aynı zamanda bir müşteriyim. Ve bu ülkedeki her müşteri gibi bir çok markadan (şirketten) şikayetçiyim.

    Düşündüm ki, blog benim sesimi duyurabileceğim en mükemmel mekan. E o zaman ne duruyorum? Bir yazı dizisi bu, canımı yakan şirketler hakkında saydıracağım bir yazı dizisi hemde.

    Bu yazı dizisine Toshiba Türkiye (TNB Bilgisayar ve Görüntü Sistemleri A.Ş.) ile başlamasam olmazdı.

    Her halde bu güne kadar en sinir olduğum şirket TNB’dir. Ve bu nedenden asla alışveriş yapmacağım şirketler listesinin en tepesinde konumlanıyor.
    Peki ne yaptı bu şirket bana?

    En başından alayım, ben 2007′de (hatta 16/07/2007′de) TeknoSA’dan (listemde ikincidir kendisi, bundan sonraki yazıda anlatacağım.) daha doğrusu TeknoSA Altıparmak Şubesi’nden bir Toshiba marka ürün (Toshiba A200-1BP) aldım ve 1,599$+KDV ödedim (o zamanın kuruyla bu ücret 2,401,28TL oluyor). –bu arada ürün 2 yıl garantili.

    Mutlu mesut 2 yılın ardından 10/06/2009 tarihinde bu bilgisayar bozuldu. E ben üşengeç adamım, zor geldi tamire göndermek. 01/07/2009′da (Çarşamba oluyor, takvimim yamulmuyorsa.) TNB’nin Bursa yetkili servisi “Falkon Bilgisayar”a götürdüm. Normalde 3 iş günüdür Falkon’dan çıkması veya sorunun tespitinin yapılması. Bunu ben söylemiyorum, onlar söylüyor. Neyse 3 gün sonra bir tespit yapıldı. Sabah arandım, uykumdan edildim filan -tabii bu işin şakası.
    Bana arızaları saydılar, fan dediler, işlemci dediler, hard disk dediler. Bi’ dakika? HARDDISK dediler! Bilgisayar bir süre açılıp sonra kendi kendine kapanıyordu, ama açıldığı sürede her dosyaya erişiyordum. AİLE FOTOĞRAFLARI ARŞİVİM ORADAYDI. Sinirlendim, muhtemelen uğraşmamak için b*k attılar. Neyse, günahlarını almayayım, belki ben hayal görmüşümdür.

    Neyse, Istanbul’a (merkeze) gönderdiler cihazı. Ayın 4′ü idi sanıyorum. Daha sonra bir süre aramadım, nasıl olsa gelişmelerde bana döneceklerdi, değil mi?
    Aradığım günleri bir kenara yazmadım, ancak sanırım 15′i gibiydi, aradım ve durumu sordum, cihazın kendilerine cihazın kendilerine 8′inde gönderildiğini söylediler, ve halen cihazdaki arıza tespitinin devam ettiğini söylediler.

    Bir kaç gün sonra tekrar aradığımda bana cihazdaki hataları, Falkon ile aynı şekilde söylediler ve sorunun garanti kapsamında hallolacağını söylediler. Sevindim, çünkü değiştireceklerini söyledikleri şeyler arasında klavye ve bilgisayarın üst kasası gibi şeyler de vardı.

    Yaklaşık 26. gününde (bu günler iş günü) tekrar aradım ve parça beklediğini söylediler ürünün. E ben yine sevindim! Bu kez sevinmemin nedeni 4 -tabii ki iş günü olarak- iş günü sonra bana para iadesi yapmak zorundaydılar.

    Daha sonra yaklaşık olarak 32-33. günde yine aradım, parça beklediklerini söylediler, e ben ne yaptım? “Para iadesi talebinde bulunmak istiyorum!” dedim.
    Talebinizi açıyorum dediler, iyi dediler, ama ben havalardayım! Ne alayım diye plan yapmaya başlamıştım bile.

    Gel zaman git zaman gün oldu 36 gibi bir şey. (bu arada aradan geçen zamanlar kısa gibi gözükse de, iş günü olduklarından Cumartesi ve Pazar dahil değil.) Aradım, şirket faturasıymışsınız, şirketmişsiniz, 45 iş günü dedi. Eee amma?!? dedim, ama bekledim, oldu mu sana 46. iş günü, aradım, talebimi yineledim.
    Bundan sonrasını biraz özetleyeceğim, bir çok kez aradım, talep yinelettim, geri döneceğiz dediler, nedense hiiç aramadılar…

    Daha sonra tamam dediler, iadeyi onayladılar. Pek bi sevindim bu duruma.

    Hemen aradım muhasebeyi dedim kesin dedim iade faturasını, kestiler.

    Hemen aradım UPS’i aradım (bu denyolar UPS’den başkasıyla göndermeyin, kabul etmeyiz! dediler.), o arada daha hızlı olur diye hemen gittim faks çektim. Aradım, sistemlerinde arıza varmış. Eh dedim, akşam aradım. Saat geç olmuştu, arayamadım. (kapatmışlardı.)

    Ertesi sabah aradım, anında görebiliyoruz, yoksa göremiyoruz faksı dediler. Eh dedim, kargo gidecek.

    Gel zaman git zaman, aradım, kargo gelmemişmiş. Yuh dedim, 5 gün olmuş, nasıl ulaşmaz.

    Daha sonra uzun süre uğraştım ama o kargoyu bulduramadım, e fatura orda, iade faturası orda, bir daha kesemezdim ki??

    Bir süre sonra, yaklaşık 30 gün sonra, buldurdum o kargoyu. Sonra yeni bir uğraş başladı.

    Paranın benim hesabıma aktarılması. Yine uğraştım, ama o para hesabıma yatmadı.

    Bu paranın yatacağını onaylayan ve faturayı isteyen Call Center’ın en yetkilisi Bahar Hanım idi.

    Kendisiyle görüşmeye çalıştım, ama sistemlerinin olanaksızlığından yalnızca bir kaç kez başarabildim.

    Bir 20 gün daha uğraştıktan sonra bana “Size para iadesi yapamıyoruz” dendi. Şaka mısınız lan?

    Nasıl olacak, ne olacak dedim. Dediler ki, size “Ürün Değişim Raporu” hazırlayayıp göndereceğiz. Eh dedim, bununla ne yapacağım? “Başka bir ürünle değişim yapabilirsiniz, TeknoSA’dan.” Buyur? Arkadaşım ben Mac alacağım, TeknoSA’ya servetimin tamamını (anca yeter) yatırıp bir bilgisayar mı alacağım? Olmaz öyle şey!

    TeknoSA ile görüşün dediler, aradım TeknoSA Call Center’ını dedim durum böyle böyle, tamam dediler, biz size para iadesi yaparız. Tamam dedim bende, geri aradım TNB’yi.

    “Tamam hazırlatalım” dediler, beklemeye geçtim yine, yine o aranacaksınız yalanı! Sen beni toplam 2 kez aramışsın, 150+ gün olmuş, yuh, ben sana inanır mıyım?
    Neyse bir 20 gün daha bekledim. Bana sonunda, tabii bir çok telefon görüşmesi yaptım kendileri ile bu süre içinde, e-posta ile ilgili raporu gönderdiler. (Takvimler 22/10/2009′u göstermekteydi…)

    Deriin bir “Oh” çektim, ve o gazla soluğu TeknoSA’nın Kent Meydanı şubesinde (Altıparmak kapanmıştı ve ilgili dosyalar oraya gönderilmişti.)
    Ve listemin ikinci sırasında TeknoSA var. Ve bunun nedeni ise bu olayın devamında yaşananlar.

    Bu demek oluyorki yazımız bitti. Haydi hayırlı olsun. İkinci yazıda bu olayın devamını, üçüncüde TeknoSA’nın pas attığı şirket ile ilgili yaşadıklarımı yazacağım. Umarım gelecekte mutlu bir sonu yazabilirim. (EVET! Halen paramı alamadım.)

    Güncelleme: 87. iş gününde, FF’de durumu detaylı anlatan bir giriş girmiştim. Konu ile ilgili biraz daha fikir verebilir. Buradan devam edin.